
Gönül Telini Titreten Usta
Ali Ekber ÇİÇEK
Türk halk müziğinin derin ırmaklarından biri olan Ali Ekber Çiçek, yalnızca saz çalan, türkü söyleyen bir sanatçı değil; Anadolu’nun hafızasını, irfanını ve iç sesini geleceğe taşıyan büyük bir kültür emekçisiydi. 1935’te Erzincan’ın Ulalar köyünde dünyaya gelen Çiçek, çocuk yaşta hayatın acı yüzüyle tanıştı; fakat o acıyı kırgınlığa değil, sese, söze ve bağlamanın eşsiz tınısına dönüştürdü.
Onun sanatında bağlama, yalnızca bir enstrüman değil; insanın kendisiyle, hakikatle ve toplumun ortak vicdanıyla kurduğu kadim bir sohbetti. Ali Ekber Çiçek’in sesinde Erzincan’ın dağları, gurbetin-sılanın hüznü, cem meydanlarının nefesi, Anadolu insanının sabrı ve gönül terbiyesi vardı. Söylediği her türküde gösterişten uzak, fakat derinliği olan bir bilgelik duyulur; sazının her perdesinde yüzyılların süzülmüş duygusu hissedilirdi.
“Haydar Haydar” başta olmak üzere birçok eseriyle Türk halk müziği belleğinde silinmez bir iz bırakan Ali Ekber Çiçek, TRT ve Yurttan Sesler geleneği içinde de önemli bir yer edinmiş; sanat yaşamı boyunca yüzlerce türküyü derleyerek halk müziğimizin geniş kitlelere ulaşmasına büyük katkı sunmuştur.
26 Nisan 2006’da bedenen aramızdan ayrılan büyük usta, bugün hâlâ sazının tınısında, türkülerin içli makamında ve gönüllerde yaşamaya devam ediyor.
Saygıyla ve özlemle anıyoruz.
Abdullah BOZDEMİR
ABD’liye ÇİÇEK Dersi
Ali Ekber Çiçek’in türkülerinin öyküsü, ABD üniversitelerinde öğrencilere ders konusu oldu
PERVİN METİN
Bu, bağlamasına sevdalı bir ustanın konserleriyle ülkeler, kıtalar aşan ve sonunda üniversite öğrencilerine türküleriyle ders olan yaşamı. Türk Halk Müziği’nin ustalarından Ali Ekber Çiçek’in, yarım yüzyıldan fazla bir süredir gönlünü ve ömrünü verdiği türkülerinin öyküsü ABD’deki üniversitelerde edebiyat derslerinde okutuluyor.
Beni dünya tanır
“Ölürsem beni Türkiye’den çok dünya tanır” diyen Ali Ekber Çiçek, kendi ülkesinden hak ettiği ilgiyi bulamamaktan yakındı. Ünü dünyaya yurt dışında verdiği konserlerle yayılan türkü ustası o günleri şöyle anlattı:
“Yurt dışındaki konserlerime 1965 yılında Almanya, Belçika, Hollanda ve Fransa’da verdiğim resitallerle başladım. Almanya eski Başbakanlarından Willy Brand’ın isteği üzerine 1980’de burada verdiğim konserlerle sesim ve sazım tanınır oldu. 83’te Colombia Üniversitesi’nde verdiğim konserde, türkülerim dinleyenleri o kadar çok etkiledi ki üniversite bu konseri plak haline getirdi. Ardından UNESCO tarafından “Turkish Sufi Music – Folk Lute of Anatolia” (Anadolu Halk Müziği Geleneği) adlı plağım yayınlandı. İki eser bugüne kadar Cezayir, Bahreyn, Bali, Bengal, Belarusya, Bolivya, Kamboçya, Kamerun, Şili, Dahomey, Yunanistan, Hong Kong, Hindistan, Irak, Portekiz, Romanya, Vietnam, Yemen, Japonya, Suriye, Fildişi Sahili ve Cava’da türküseverlerin beğenisine sunuldu. Türkiye dışında neredeyse yayınlanmayan ülke kalmadı.
1990 yılında Teksas, Michigan ve Wisconsin Üniversitelerinde verdiğim konserler uzun süre konuşuldu. Bu sayede hem alevi kültürünü hem de halk müziğini tanıtma fırsatı buldum. Şu sıralar yedi türkümün öyküsü ABD’deki bazı üniversitelerde ders konusu.”
Bakana sitem
84 taş plak ve 38 kaseti bulunan Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“ABD’liler, ‘Sen Cumhurbaşkanı’ndan daha çok kazanmalısın’ diyor. Onların kültürlerine kültür kattığımı söylediler. Ancak aklı başında Kültür Bakanı gelmiyor ki bize gereken değeri versinler. Kızıma ayakkabı alamadığım dönemlerim oldu. Maddeye değil insana, tasavvufa önem verdim. Para kazanma hırsım olmadı. Sadece evim, arabam ve yazlığım var. Yaptıklarım ve yapacaklarım benim için önemli. Haydar Haydar’ı Berlin Flarmoni Orkestrası ile söyledim. Şimdilerde Berlin ve Köln Flarmoni Orkestrası bu parçayı birlikte çalmak için hazırlanıyorlar.”
Kaynak:
Milliyet Gazetesi – 15 Eylül 2000
Söyleşi : Pervin METİN
Fotoğraf : Mine TUTUK
Arşiv & Yayına Hazırlayan
Abdullah BOZDEMİR (Erzincan Nostalji













