Eski Erzincan’da Tarihi Kışla ve Askeri Yapılar

0
420

İ. Hakkı AKANSEL

ERZİNCAN’da çocukluğumu yaşadım, ilk ve ortaokul öğrenimini gördüğüm 1930’lu yılların o huzurlu ve mutlu günlerini bütün hayatım boyunca aramışımdır.

Askeri Ortaokul’a başladığı andan itibaren tam elli yıl sürecek askerlik hayatıma da merhaba demiştim.

Günün yirmi dört saatini içinde geçirdiğim okul binası, evimize hiç benzemiyordu. Yapı tarzı çok değişikti. Uzun uzun koridorlar, büyük dersaneler ve koğuşlar vardı. Hele müdüriyet binası üzerinde yükselen zarif olduğu kadar, sanat kârane ahşap işçiliği ile bezenmiş olan saat kulesi beni çok etkilemişti. Anılarım arasında özel bir yeri olan bu kulenin, aradan altmış yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen, silüetini unutamamışımdır.

Bütün öğrenciler tarihi okul binası ile adeta özdeşleşmiştik. O tarihlerde bırakın bizleri, aile büyüklerimizden dahi bir cep veya kol saatine sahip olanların sayısı daha fazla değildi. Tabii, dededen kalma (Şimendifer) marka saate sahip olan bir kaç öğrenci hariç. İşte İşte saatimizin bulunmayışı nedeniyle okuldaki günlük yaşantımıza ait zaman dilimlerinin başlangıç ve bitim saatlerini, ancak saat kulesine bakarak tayin edebiliyorduk. Bu kule, kolunuzda bir saat, kafanızda bir zaman ayarlayıcısı idi. İçinde bütün günümüzü geçirdiğimiz okul binalarını ve saat kulesini çok sevmiştik.

ERZİNCAN şehri stratejik konumu nedeniyle tarih boyunca büyük birlik karargahlarına merkez olmuştur. ERZİNCAN’da sık sık bir kışla veya askeri bina görmek mümkündü. Erzincan halkı bu yapılarla yaşıyordu. Şehrimiz adeta askeri bir garnizon görünümünde idi. Görevine, iş yerine, okuluna gidenler gidişlerine olduğu gibi dönerlerken de birçok askeri yapının yanından veya önünden geçiyorlardı. Bu durumda olanlardan biri de bendim. Böyle büyük binaların benim için anlamı da büyüktü. İlkokul çağında iken, ordu karargahının önünde hafta tatili başlar ve biterken, İstiklal Marşımızı çalan bandonun ve bayrağımızı selamlayanların yanında olurdum.

Askeri bir babanın oğlu olduğum ve kışla ile askeri yapılar ortamında yaşadığım için asker olma arzum çok fazla idi. Bu sebeple ailemin de onayı ile çok küçük bir yaşta (12 yaş) askeri üniforma giyme mutluluğuna kavuşmuştum.

Öğrenimimin devamı için Erzincan’dan ayrılıp başka illere gittiğim zaman, yine hep askeri okul binalarında okumuştum. Bu okul binaları ve hizmet hayatımda görev yaptığım illerdeki askeri binalar da daima ilgi odağım olmuştu. Onlara bakarken mazide orada görev yapan insanları hayal eder, onların hangi muharebelere katıldıklarını, şehit mi oldular yoksa gazi olarak mı evlerine döndüler diye düşünürdüm. Bu sebepledir ki, ülkemizde içinde görev yaptığım veya sadece görüp inceleme imkanı bulabildiğim bilhassa tarihi bir özelliğe sahip olan askeri yapıların tarihçelerini tespit etmek bende vazgeçilmez bir tutku yarattı. Böylece derlediğim fotoğraflara bakıp, tuttuğum notları okuduğum zaman, o binalarda geçmişte yaşayan ve görev yapanlarla beraber olduğunu varsayıyordum.

Bilindiği gibi 1939 depreminde ERZİNCAN’da ki bütün binalarla birlikte askeri yapılarda yerle bir olmuştu. Artık onları tekrar görmek ve içinde yaşamak imkanından mahrum kalmıştık. Onlar hayallerimizde yaşayacaktı. Ancak onları göremeyen yeni nesil ne yapacaktı? Yeni kuşakların Eski Erzincan’ın binalarının nasıl olduğunu öğrenmeleri hakkı değil miydi? İşte bu sebeple, önce “Kaybolan Şehir Erzincan’dan Fotoğraflarla Anılar” albümünü hazırlamaya başladım. Ayrıca ERZİNCAN’da ki askeri yapılara ait çalışmalarımı daha geniş tuttum. Böylece artık izleri dahi kalmayan bu yapıları görenlerin hatıralarını tazelemek, görmeyenlere de bilgi sunmanın mümkün olabileceğini düşündüm. (Ülke genelindeki “Tarihi Kışla ve Askeri Yapılar” konusu ayrı bir çalışmayı gerektirdiğinden, bu kitapta sadece ERZİNCAN’da bulunanlardan söz edilmiştir.)

Albümdeki fotoğraflar, çekildikleri dönemin teknolojisi gereği siyah-beyazdır. Onlar siyah-beyazdır ama, bizim kuşağın Aziz ATATÜRK’ümüzle beraber, ülkemizin temiz havasını teneffüs ederek yaşadığımız ve istikbale ait hayallerimizle dolu Erzincan günlerimiz o kadar çok renkliydi ki…

Bu albümü de hasretimin esiri olduğum sevgili ERZİNCAN’ımıza ve değerli hemşehrilerimize, O’nun işgalden kurtuluşunun 81. yılında küçük bir armağan olarak sunuyorum. Faydalı olabildiysem çok mutluluk duyacağım.

Büyük Türk Milleti’nin Silahlı Kuvvetlerimize verdiği değerin en büyük göstergelerinden birisi de ülkemizin birçok yerinde bulunan kışla ve diğer askeri yapılardır. İşte bunlardan eski ERZİNCAN’la beraber tarihe gömülmüş bulunan askeri yapılara ait fotoğraflardan meydana gelen bu albümde görülecek hata ve eksiklerinin hoşgörü ile karşılanacağını umut ediyorum.

Bu noksanların ERZİNCAN tarihi üzerinde araştırma yapacak olanlar tarafından giderileceği düşüncesiyle saygılar sunuyorum.

İ. Hakkı AKANSEL
İzmir – Ağustos 1999

Erzincan Nostalji

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz